27 Aralık 2010 Pazartesi

bir yolculuğa çıksak seninle
yarısı gündüz, yarısı gece,
ilk defa iyi geceler öpücüğü versem sana,
ilk defa, uyandığımda, yanımda sen olsan.

27 Ekim 2010 Çarşamba

£

tren hep doğru yoldan ilerlerdi,
bana kalan tek seçim: gitmek mi, yoksa gelmek mi?

21 Eylül 2010 Salı

&&

O adam şanslıydı bunu bil!
Ve evet! Sen de şanslıydın!
Çünkü onun sana dokunduğu
ve senin ona gülümsediğin gün;

kılıcımı evde bırakmıştım.

15 Eylül 2010 Çarşamba

umi

uzun mesafe ilişkisi denen bişey var. dünyanın en saçma salak şeyi galiba kendisi. başıma böyle bişey gelmemiş olsa da (yalaan!) yorum yapıcam şimdi. sen böyle seviyosun birini felan, sonra zorunluluktan ya da tamamen keyfine uzuyor eleman. sonra nedir efendim birbirimizi seviyoruz, sevginin gücü bilmem ne saçmalıklar, yürütme çabaları, sürekli bi mesajlaşma aramalar, en yakın tatili beklem...demeden ayrılık! zbaaam her şey yerlebir.

o "uzak mesafe" de adamın denemediği aliler, ayşeler, ahmetler kalmıyor, sen enayi gibi sevginin gücü diyosun. bedenen belki de ruhen tamamen tatmine ulaşmış bir sevgili karşında. eee devam edecek olan ne merak ediyorum. kafanı yan tarafa çevirdiğinde başkasına giden birisi "seni seviyorum" diyor ve de buna inanıyorsan bi tuhaflık vardır. ihtiyaç sözcüğü yaptığının hiçbir şekilde karşılığı da olamıyor su mu bu amk ne ihtiyacı ekmek mi?! (a tribute to sami)

uzun mesafe ilişkisine inancaksan şöyle inan, şarkı var: gossip - love long distance
ben şarkıya inanıyorum sakdasşldşds

5 Eylül 2010 Pazar

omegle

sabahın köründe uynaık olmamı bıraktım şu saatte yazı giriyorum. dahası yaklaşık 1 saat önceki sıkıntımdan dolayı omeglye girdim. herkesten önce davranıp "asl" diye sormayı ihmal etmedim tabii. sohbetimin baş unsuru olan cümleler de yanımdaydı "wazzup, what r u talkin bout". wazzup diyince direkt kaçıyolar zaten. bi tane elemanla sağlam konuştum ama. epeyce felsefe yaptı. bi yerden sonrasını anlamakta güçlük çektim tabii eleman paragraflarca yazdı. çıkardığım sonuç ingilizcem yetersiz. daha da net bi sonuç var: omegle güzel, bazen ;)

30 Ağustos 2010 Pazartesi

&

sen ne renksen o renktir saçların, deniz gibidir.
beni sevdiğinde, rüya rengi olur,
ve ben bu rüyayı gördüğümde, o denizde boğulurum
gerçek sanarım her seferinde.

.

anlatacak çok şeyin var, anlatacak çok şeyim var
şimdi hem sen konuşuyorsun hem de ben konuşuyorum,
anlatacak çok şeyimiz var belli,
yanıma gel,
duymanı istiyorum hepsini bir bir, duymayı istiyorum bir bir hepsini
dudaklarımda;
dudaklarından.

.

sen kalbimde parlayan bir gölgeydin,
bense ışık olup yanmak istiyordum tüm gölgelerinde bedeninin.

22 Ağustos 2010 Pazar

olası yazar

şok şok şok!
13 numaralı rüyayı göremeden intihar etti!
belki de olması gerekendi bu.

1 Ağustos 2010 Pazar

ağustoooos demek çok sıcak demek

çok sıcak demek kesinlikle. sıcakların da hormonları tetiklediği belli bir şey. herkesler kırlarda bahçelerde koşup oynuyor tabii. bi hareketlilik var.

selam, ben ağustosun ilk yazısıyım.


30 Haziran 2010 Çarşamba

beni beni

neredeysenin tatile gitmesiyle "buralar böylece benim" diyecek bir ruh haline büründüm. "beni, beni beni" diyen bihterler bulsun onu. benim eyyorlamam bu kadar, eygünler.

19 Haziran 2010 Cumartesi

incizela

baktım yazılmıyor ben yazayım dedim.

vuvuzela kelimesini duymaktan bi hal olduk dünya kupası başladı başlayalı. aletin sesine tepkili olmamama rağmen bitmesini istiyorum kupanın kelimeyi uzun süre art arda duymamak adına.

üzerindeki yoğun ilgi yüzünden inci geyikleri de baymaya başladı. olur olmadık her yerde bi inci var. tamam tutuluyor "beyler adam haklı" da yeri ve zamanı olmuyor her daim.

herkes de incici olmuş zaten. niye herkes aynı yere koşuyor onu da anlamış değilim derken ihl sözlükten bana + rep geliyor :P

6 Haziran 2010 Pazar

anlamlı

ben yokken zaman çok hızlı ve rahat mı geçti sevgili
başkasını tercih ettiğin gibi bana, sol elin de daha mı kıymetli oldu
boktansı beyninde yer aldığım göt kadar boşluğa neleri sığdırabildin
umarsız, anlamsız ve boş bakışlı gözlerin başkalarını mı kesiyor artık
sik kadar beyninde onun için kurduğun cümleler mi yankılanıyor
özlemek kavramına getirdiğin değişiklik libidondan öteye mi geçebildi
afilli cümlelerini yedirebileceğin insanlar mı arıyorsun hala
bakışları boş, beyni boş, boktansı insan
ortalık malı olmaktan öteye gidemedin

1 Haziran 2010 Salı

ben bu şekil yazarım

ne şekil yazarsın biz de görsek?! nasıl olur?

21 Mayıs 2010 Cuma

çekirdek

eski sevgili çekirdektir.

ayçiçeğinin içindeyken bakarsınız ne kadar narin diye. büyümesini, olgunlaşmasını beklersiniz sabırsızlıkla. olgunlaştıktan sonra elinize alırsınız ve çıtlarsınız. içindeki güzel kısmı mideye indirip kabuğunu atarsınız herhangi bir yere. o artık yoktur.

kabak çekirdeğine gelirseniz, adı üstünde: kabak! düşmanımızın başına gelmesin.

2 Mayıs 2010 Pazar

"neredeyse" candır

neredeyse: nabıyon
böyle yazdım ben : duş almam gerek, üşeniyorum
neredeyse: su dök

böyle de bir insan. can bu can!

19 Nisan 2010 Pazartesi

south park - facebook

south park'ın facebook bölümünü defalarca izledim ki kendisi tam olarak bu.

zihnimde şu oluştu ilk izlediğim anda:

"you are confirmed her as a 'kaşar' "

kendimi durduramıyorum.
ahahahaa.

13 Nisan 2010 Salı

tavla

o değil de insan ömrü çok değerli diye zırvalayıp duruyoruz. yok efendim hayatın her dakikası bilmem nesi. geçicen o işi. sigarayı tüttürürken aldığın hazı ömrünün hangi dakikası alabilir ha? meret ömründen yiyor bir de. bikbikbik ötüyorlar her sigara 5 dakika ömründen. arkadaşım hayat benimse veriyorum dakikaları 5er 5er. her sigara 5 dakikadan istediğin yönünle iç. daha hesaplısı yok.

ömrümün o boktansı 2 saatini de tavla oynayarak geçirdim. başka hiçbir şey o mutluluğa eriştiremedi beni. evet. pulların yerinin zarlarla bağlı olarak değiştiği salak oyun. o da mı zararlı lan?

11 Nisan 2010 Pazar

ruhu kaşar insandan korkarım. tecavüzüm bu yüzden!