Benim ve tüm diğerlerinin açtığı yaralar için özür diliyorum.
Ona mutluluk, hüzün, nefret, haz yaşatana somut bir şeymiş gibi bakmamaya başlıyor insan.
Sana böylesine duyguyla gelene ancak yine duyguyla zarar verebilirmişsin gibi geliyor.
Halbuki sanırım bu, hiç açıkça yara almamış birinin kurduğu bir varsayım.
Ben en çok kendime kızdım,
çünkü diğerleri sanki yeni tanıştıkları birine üzüleceği bir konuda gaf yapmışlar gibi
ya da
ağrıdığını bilmedikleri bir yere farkında olmadan dokunmuşlar gibi can yakıyorlardı.
Ben ise neyin en çok acıtacağını biliyor olduğum halde, istemeden de olsa, incitiyordum.
Böyle zamanlarda en çok kendime kızıyordum.
Hem kendime, hem diğerlerine bir şekilde engel olamadım.
Hepsi adına şimdi,
Özür diliyorum.
25 Ocak 2014 Cumartesi
9 Ocak 2014 Perşembe
/ekim
Bizi karanlığa gömdün sanmıştım,
bir tohum gibi toprağa bırakmışsın halbuki.
Yeşereceğiz ve meyve verecek,
senin çiçeklerin,
benim yapraklarım.
bir tohum gibi toprağa bırakmışsın halbuki.
Yeşereceğiz ve meyve verecek,
senin çiçeklerin,
benim yapraklarım.
5 Ocak 2014 Pazar
/hasat
düştüm, sebebi çok belli.
sen kahve fallarında gördün geldiğimi
ve ben uydurdum bütün o hayalleri.
sahiptin bana biliyordun ve öyle derin bir vadiydin,
ben, bile bile düşüyordum ve belli ki çok da hevesliydim.
düştüm, sana değil ama önce toprağa,
sonra köklerinden yükseldim dallarına.
onlarca açtı yemyeşil, yemyeşil onlarca yaprak,
ne zaman düşeriz sen ve ben
toprağa, bir meyve olarak?
sen kahve fallarında gördün geldiğimi
ve ben uydurdum bütün o hayalleri.
sahiptin bana biliyordun ve öyle derin bir vadiydin,
ben, bile bile düşüyordum ve belli ki çok da hevesliydim.
düştüm, sana değil ama önce toprağa,
sonra köklerinden yükseldim dallarına.
onlarca açtı yemyeşil, yemyeşil onlarca yaprak,
ne zaman düşeriz sen ve ben
toprağa, bir meyve olarak?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)